25 Mart 2008 Salı
Bebek
Ben doğal olarak bu olayı hatırlamıyorum.Ama arada bir anlatırlar.Geçen gün yine anlattılar aklıma gelmişken yazayım istedim.Ablam 6 yaşında, bende daha 1 yaşımı doldurmamışım mı ne, öyle birşey.Eskiden ayıcıklı bir çizgifilm vardı.Gökkuşağı ayıları gibi birşeydi sanırım.Ablam çok severmiş o çizgifilmi.Annemde bir gün işi varmış mutfakta beni koltuğa oturtmuş, sağıma soluma yastık döşemiş ve ablamı iyice tembihlemiş "kardeşinden gözünü ayırma" diye.Sen misin 6 yaşındaki çocuğa bebek teslim eden.Ablam tabi bana mı bakıcak, dalmış çizgifilme.Sağıma soluma güzelcene konan yastıları umursamadan ben ileri geri sallanmaya başlamışım.Tabi tahmin edelirki bir süre sonra zıbam diye yere çakılmışım kafa üstü.Annem acayip kızmış ablama.Baya kötü geçirmişim kafayı, ama sanırım ağlamamışım düşünce.
Bir kaç tahta eksik olduğu belliydi zaten.
20 Mart 2008 Perşembe
Kaza
Hal böyle olunca iki araç arasında üstüne basılmış kola kutusu gibi kaldık.Arka koltukta kemersiz oturuyordum.Kafamı öndeki koltuğun başlığına çarptım.Aracı annem kullanıyordu ve durumu iyiydi.Diğer ön koltukta annemin bir arkadaşı vardı ve kendisi kocasını trafik kazasında kaybettiği için korkardı arabadan.O yüzden biraz şoka girdi.Neyseki hiçbirimizde ciddi bir fiziksel hasar yoktu.Bir süre arabada sıkıştığımız için çıkamadık.Diğer araçlarda pek bir hasar yoktu.Zaten bize çarpan adam hatalı olduğunu kabul etti.Ama yanındaki karısı biraz dırdır yapıyordu.Arabadan çıkıca dalıvericektim kadına.
Neyse çıktık ettik derken olayın üstünden baya bir zaman geçti.Şimdi hatırlıyorum da, hani ölmeden önce bir film şeridi varmış ya, işte o yoktu bende.Çok bekledim aslında ama film felan göremedim, hayal kırıklığına uğradım.Birkaç saniyelik çarpışma anı size çok uzun geliyor.Ama en net hatırlayacağınız şey, camların kırılma ve metalin bükülme sesidir.O gıcırtıyı hiç unutamam.
15 Mart 2008 Cumartesi
Eski bir sevgilimle geyik olsun diye bir film hazırlamaya karar vermiştik.İlişkimiz ve gidişatı hakkında bir film çekecektik.Ortam ve kamera hazırlandı, çekildi vs.
Şimdi üstünden yaklaşık 2 sene geçti.Geçen gün eski cdleri karıştırırken denk geldim, bir izleyeyim dedim.Birkaç değişik yerde çekim yapmıştık.Bir bölümünde karşılıklı konuşuyoruz, konuşuyoruz...hala konuşuyoruz.Ben izlerken sıranın bana gelmesini bekliyorum.Ama 10 dakika geçiyor 15 dakika geçiyor hala sözü alamıyorum.İçimden "bu kadar uzun mu sürmüştü? diye düşünüyorum.Hatta "herkes sevgilisine tutorial olarak böyle bir video hazırlasa, ilişkiler daha sağlıklı olur" diyorum.Sonra o an izlediğim, yaptığım ve düşündüğüm şeyi gözden geçirince kendime gülüp videoyu kapıyorum.
Aslında bunu okuyan olursa çok anlamsız gelecek biliyorum.Ama bu blogun ana amacı zaten kendime hatırlatma yapmak, dönüp baktığımda gülebilecek anılarımın olduğunu hatırlamak.
Not:Bu olay anlatılabilecek türde değiştirilmiştir.
14 Mart 2008 Cuma
İlk öpücük
Anaokulunu Göztepe Kız Meslek Lisesinde okudum.5 yaşındaydım.Sabahları gider oyunlar oynar resimler yapardık.Öğle yemeğinden sonra uykuya yatırırlardı bizi.Ama ben hiç uyuyamazdım öğlenleri.Muhtemelen bir saatlik bir uykuya yatırırlardı, döner durudum yatağımda.Sonra bir gün bitişik yatakta yatan E. adlı arkadaşı uyandırıp sohbet etmeye başladım.Tabi ilk başta öğretmenler "kim o uyumayan yaramaz?" diye gözümüzü korkuturlardı.Neyse, ben bu arkadaşı her gün uyandırır oldum.Uyanıp öperdik birbirimizi.Bunu farkeden öğretmenler yataklarımızı ayırdı.Bizde günlük sırayla yerde sürünmek suretiyle diğer yatağa ulaşır bir öpücük alıp yatağımıza geri dönerdik.Bu sırada meğer diğer bıcırıklardan bazıları uyumaz bizi seyredermiş.Yataklarımızı toplamaya gelen hademeye şikayet ederlerdi bizi.Ağzımıza acı biber sürme tehditleri bile aldık.
Sonra o çocukla aynı ilkokula gitmiştik ama bir süre sonra unuttuk birbirimizi.Zaten hatırlasak ne olucaktı ki :)
29 Şubat 2008 Cuma
Sinir harbi
Hayatımda en çok sinirlendiğim an Lise 1. sınıf matematik dersindeydi.Artık turizm meslek lisesi olduğumuzdan mı yoksa okulun en haylaz sınıfı olduğumuzdan mı bilmem, öğretmenler baktı ki dinlemiyoruruz ağlama noktasına gelip masalarında otururlardı kuzu kuzu.O sene bayan matematik öğretmenimizi bezdirdiğimiz derste, ben ablamın GSF fotoğrafçılık okuyan sevgilisinden makinasını ödünç almıştım, arkadaşlarımın fotoğraflarını çekmeye başladım.Öğretmen dersi bırakmıştı "ne haliniz varsa görün" diyerek mutsuz bir şekilde tenefüsü bekliyordu.Hatta tahtada yarım kalan soruyu çözmek isteyenleri "bırak, çözme, ders bitti" deyip azarlamıştı.Hal böyleyken biz güle oynaya fotoğraf çekmeye devam ettik.Ben makinayı yanımda oturan çok samimi bir arkadaşıma verdim bizi çekmesi için.Tam poz vermişken sınıf defteri uçup arkadaşıma isabet etti ve fotoğraf makinası düştü.Ben bir kaç saniye bir arkadaşıma bir fotoğraf makinasına baktım.En iyi arkadaşım benim için değerliydi, ödünç aldığım makina da.Birden bütün vücudumu ateş bastı.Ayağa kalkıp kadına sataştım.Önemli değildi kim olduğu karşımdakinin.Sadece öğretmen değil bütün sınıf korkmuştu bir an benden,hiç böyle kızgın görmemişlerdi beni, tutmasalardı dalacaktım kadına.Tenefüs zili sayesinde kurtuldu, tabii bende doğru müdürün odasına gönderildim.
Geçenlerde de çok sinirlendim.Bizim evin sokağında yürüyorum saat 19:00/20:00.Arkamda bir adam kesik kesik birşeyler söylüyor ama bir kaç adım uzakta olduğundan tam duyulmuyor dedikleri.İlk başta belliydi açık açık laf attığı ses tonundan.Sonra adam konuşmaya devam edince telefonla görüşüyor diye düşünmek istedim.Tam apartman kapısının önüne geldim, hadi dedim, kapının yansımasından bir bakayım acaba dönüp bana bakacak mı?Adam baya beni süzdü ve laf atmaya devam etti.Tabi o an yine küplere binen ben mahalleyi ayağa kaldırdım.Adama bir kaç laf ettikten sonra "gelsene yiyosa" dedim ama adam hızla kaçtı.Hele bir gelseydi yakınıma, çantamı atıp dalmaya hazırdım.Ahlaksız terbiyesiz.
26 Şubat 2008 Salı
İlişki sıralaması
-2001 senesi muhtemelen Haziran ayı M.K. ile staj yaptığım otelde tanıştım.Onu The Doors'un "Light my fire" şarkısıyla tavlamıştım, oda beni bir demet starliçeyle.16 ve 17 yaşlarımı mahveden dengesiz bir ilişkiydi.Aynı anda bir insanın hem aptallaşıp hem olgunlaşabildiğinin kanıtıydı.Sevginin sıcaklığına değil paranın kokusuna inanan bir insandı.Para için evlenip yurtdışına gitti.Aramızda uçurumlar yaratan şey sadece yaş farkı değildi ama 1,5 seneyi geçkin bir süre beraberdik.Devam etseydi ortada kalan bir çocukla boşanmış bir aile olacaktık.İlişki puanlaması yaparsak 10 üzerinden 4.
-2004 senesi başlarında Z.A. ile yakınlaştık.Uzun zamandan beri tanırdım kendisini, ablamın eskiden beri arkadaşıydı.Sevgilisi olduğunuz sürece belirli sorumluluklar almak zorunda olduğunuz tiplerdendi(örn. hanım hanımcık oturma, etrafa kaş göz oynamaması).Ben şehirdışına okumaya gittiğimde aramız açıldı hatta ben başka bir şahısla yakınlaştım.Bir önceki kadar olmasa da yine aramızda yaş farkı vardı.Yaklaşık 1 sene sürdü.Devam etseydi "Desperate Housewives"daki Bree Van De Kamp olacaktım.10 üzerinden 6.
-Sayın Z.A.dan soğumaya başlayınca sınıf arkadaşım olan E.K. ile yakınlaştık.Bu sefer büyük bir gelişme göstererek kendimden sadece 1 yaş büyük birini buldum.Güzel zamanlar geçirdik, beraber çalıştık, okul zamanı beraber aç kaldık.Bir süre sonra ailesinin yanında kalmaya başladım ve sülale olarak bana gelin etiketi yapıştırdılar.Sıcak bir aile ortamı vardı.Hani misafirperver köy evleri olur ya, yeni yapılmış ekmekler, taze tereyağları,sıcak soba üstünde közlenen mantarlar felan, işte öyle bir ortam.Sağolsunlar kendi kızları gibi baktılar bana.Ben İzmir'e taşındıktan sonra ilişki değişik bir yön aldı ve bozuldu.Devam etseydi, evinde gözleme yapıp çocuk bakan, dantel yapıp dedikodu seven başı bağlı teyzelerden olma ihtimalim yüksekti.İlişkiyi güzelleştiren etmenlerin çoğunun aile olduğunu düşünürsek 10 üzerinden 7,5.
-15 Temmuz 2006'da (tarihte kopya çektim) E.A. ile tanıştım.İlk görüşte aşk olmasada ilk görüşte elektiriklenme olduğu kesindi.Aslında hiç varolmayan bir böcek sayesinde yakınlaştık.Güzel şeyler yaşadık, çok şey paylaştık.Herşeyimi anlatabildiğim tek insandı.Peri masalı gibiydi belki.Ama ben o peri masalını aldım balçıkla sıvadım.Ne güzel değil mi?İyi halt ettim.Devam etseydi bence yine güzel olacaktı herşey.Ama olmadı.10 üzerinden 9,3.
-A.A. ile ne zaman başladığımı bile bilmiyorum hatta ne zaman biteceğini bilmek istiyorum.Bu ilişki aşırı dengesiz bir ilişki.Bir gün sevgi kelebekleriyiz öteki gün arkadaşa heyheyler geliyor, III. Dünya Savaşı'na giriyoruz.Eminim bende de sorun vardır ama karşımdaki çok sorunlu ve takıntılı bir insan.Hatta en tehlikeli olan "kendi kendine kuran" türünden.Lakin ne ben ne de o kendimize bir iyilik yapıp bu ilişiye bir son veriyoruz.Salak saçma şeylere kavga edip ("niye msnde offline gözüküp listendeki insanlara durumun hakkında yalan söylüyorsun" gibi),birbirimizi üzmeye devam ediyoruz.Devam ederse ikimizinde akıl sağlığı için pek hayırlı olamayacak.10 üzerinden 6 hatta belki 5.
